Beden, Ruh, İsyan: Orta Avrupa'dan Çağdaş Sanat


Marlena Węgrzanowska: B), fotoğrafçılık, 2017

Biyolojik ve genetik mühendislik, üreme hekimliği, estetik cerrahi, klonlama, sanal ve arttırılmış gerçeklik alanlarındaki teknolojik ilerlemeyle beraber beden algımızı kaybetme riskini taşıyoruz. Bedenimiz, gerçekleştirdiğimiz ve şekillendirdiğimiz ve kimliğimize karar veren bir inşadır. Beden, fetişleştikçe ve nesneleştikçe, sömürülen ve tüketilen bir kaynak haline gelir: bir çeşit giyilebilir insan arayüz aygıtı. Beden, ruhsuzlaşmıştır artık. Ancak, kendimizi gerçekleştirmeyi arzulamaya devam ettikçe, bedenlerimizi sanal dünyaya avatarlar şeklinde gönderiyoruz. Karşılaştırmak gerekirse, orta çağ şiiri, bedenle ruh arasındaki diyalektik ilişkiyi bir çekişmeye benzetir. Suçlama ve ithamlara rağmen, bu diyalektik ilişki beden ve ruh arasında devam eden bir iletişimdir.

Sergide görücüye çıkan sanatçıların odağında beden yer alıyor. Beden, sanatçıdan farklı bir tema ya da konu olarak değil, çeşitli kültürel ya da sosyal olguları kavramaya ve ölçmeye yardım ediyor. Beden aslında çevremizdeki gerçeklikle ilişki kurduğumuz bir arayüz aynı zamanda. Performans icrasında (burada metin, video ya da fotoğraf halinde temsil ediliyor), beden temsili şeffaflığını kaybeder, ancak kendini ifade etme işlevi görür: hareket eder ya da ettirilir, gözlemler ya da gözlemlenir, dokunur ya da dokunulur, resmeder ya da resmedilir, giyinir ya da giydirilir: ruhu eve davet eder.

Vişegrad-Türk Kültür Festivali, Szczecin (Polonya), Brno (Çekya), Bratislava (Slovakya) ve Budapeşte’den (Macaristan) dört sanatçı kolektifini, İstanbul’daki sergide yer almak üzere davet etti. Bu genç sanatçılar, işlerinde beden ve ruh temasına meydan okuyorlar. Bu sanatçıların geliştirdikleri sanatsal stratejiler, Macar sanatçı János Szirtes’in aksiyon sanatı ile yüz yüze geliyor. Beden sanatını zamansal bir hedef gibi gören Macar sanatçı, Orta Avrupa sanat akademilerinde eğitimlerine devam eden genç kuşakların beden perspektiflerine yeni bir akışkanlık getiriyor. Özetle bu sergi, genç sanatçıların eğitsel vizyon ve metotlarına anlık bir bakışta bulunuyor.

(Martin Maryška)

Resim:

Marlena Węgrzanowska B) fotoğrafçılık photography 2017

With the technological progress in the field of biological and genetic engineering, reproductive medicine, aesthetic surgery, cloning, virtual or augmented reality, we are in danger of losing the concept of the body belonging to us as a given condition and unchangeably determining our identity. As the body is fetishised and objectified, it becomes a resource to be exploited and consumed – a sort of a wearable human interface device. The body is spirit-free now, despiritualized. However, as we still long for self-accession, after having expelled our souls first, we sent our bodies as avatars to seek for them out there. For comparison, the medieval poetry likened the dialectical connection between the body and the soul to a quarrel – which is still, at least, despite the reproaches and accusations, a situation of ongoing communication.

The body stands at the centre of attention of the artists presented at the exhibition, not as a theme or a topic different from the artist, but a measure or methodological aid to grasp the various cultural or social phenomena. It is indeed understood as an interface through which we relate to the reality around us. In the act of performance (here documented in the text, video or photography), the performing body loses its representative transparency, and functions as a demonstrative ostension of itself – moving or being moved, observing or being observed, touching or being touched, painting or being painted, dressing or undressing – calling the soul to come home.

Visegrad-Turkish Culture Festival invited to participate at the exhibition in Istanbul four artists' collectives from Szczecin (Poland), Brno (Czechia), Bratislava (Slovakia), and Budapest (Hungary) who were challenged to tackle the theme of body and soul in their curated selections. Artistic strategies of the young visual artists are confronted with the action art by featured Hungarian artist János Szirtes, that arches the link over body art as a time-related terminus with new fluid perspectives on body of the younger generation of artists who are still being shaped in a creative training at Central European art academies, thus the exhibition gives a fleeting glimpse of their educational visions and methods.

(Martin Maryška)

#ENGLISH #201718 #Sanat

Dramaturji
Program